.

MAKÜ’de Adaçayı Hasadı Başladı

12.06.2020

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ve Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi arasında yapılan protokol gereği susuz tarımı özendirmek ve Burdur Gölünün çekilmesinin bir nebze de olsa önüne geçebilmek açısından tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriliyor.


Geçen yıl 650 dekarlık bir alanda 200 bine yakın dikilen tıbbi ve aromatik bitki fidanlarından hasat zamanı gelen adaçaylarının hasadı yapılıyor.

MAKÜ İstiklal Yerleşkesindeki adaçayı tarlasında incelemelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz ve Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Sahibi Veteriner Hekim Öztürk Sarıca hasadı yakından takip ettiler.


Hem mor renkli dokusuyla hem de ekonomiye sağladığı katkılarla yetiştirilmesine karar verilen bitkilerin bölgeye, ülkeye ciddi kazançlar elde edeceğinin altını çizen Rektör Korkmaz; “Bölgenin ekonomik yapısına katkı sağlamak, deneme üretimlerini gerçekleştirmek ve bölgeye model olmak için, su kıtlığında tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği ve daha az su tüketen ekonomilerin geliştirilmesi için bir çalışma başlatmıştık. Bu kapsamda yaklaşık 2.5 milyon lavanta, 1.7 milyon adet adaçayı, 1 milyon adet de kekik olmak üzere toplam 650 dekarlık bir alanda projeyi gerçekleştiriyoruz. Şu anda projenin birinci etabının sonuçlarını aldık. Bugün adaçayı hasadımız var. Hatta sezondan önce, erken geldiler. Çok verimli, bölgeyi çok sevdi, iklimini çok sevdi. Ama hiç su kullanmadık. Çok ciddi katma değerler ortaya koyabilecek. Burada yetiştirilen ürünlerin yağları çıkartılacak. Bunlardan elde edilen ürün geliştirme diye üniversitemizde yüklenici firma arasında ortak bir işleme merkezi kurarak bunları sanayiye dönüştüreceğiz. Tam bir üniversite sektör işbirliğinin model projesi. Aynı zamanda da yerleşkemiz içerisindeki bu alanlarımız aylarca mor renkli bir dokuyla karşı karşıya gelecek. Hem çevresel güzellik, hem ekonomik gelişim, hem de bölgeye özellikle bölgenin gelişiminde kurak alanlar, çorak alanlar, su ihtiyacı gerektirmeyen üretim tarzları, suyun olmadığı alanlar gibi çok fazla etkisi olan bir çalışma. Bu büyüklükte nadir bir proje. Biz de bugün bu projenin ilk ürünlerini alıyor olmanın da mutluluğunu yaşıyoruz. Üniversitelerin doğal misyonlarından bir tanesi de bölgelerinin gelişimlerine model ve öncü projeler yapmak. Burada elde ettiğimiz sonuçları da üreticilere, yeni çalışma yapmak isteyen girişimcilere hem göstermek, fikri olarak yardımcı olmak, hem de ekimde tarımda yardımcı olmak için de böyle bir çalışmayı yürütüyoruz” dedi.


Susuz tarımın Burdur Gölünün bir anlamda susuzluğuna çare olacağını söyleyen Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Sahibi Veteriner Hekim Öztürk Sarıca; “Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde geçen yıl 200 bine yakın fide dikmiştik. Şuan onların hasadını gerçekleştiriyoruz. Bunlar Anadolu adaçayı ve tıbbi adaçayının melezleri. Soğuk ve sıcağa son derece dayanıklı bir tür. Hatta erken hasat yapıldığında ikinci hasadı da sonbahar döneminde alabiliyoruz. Bundan 3 hafta önce çiçeklerini açmaya başladılar. 1-1.5 ay daha çiçeklenme dönemi var. Çevredeki yağışlardan dolayı hasadı biraz erkene alma durumunda kaldık. Adaçayları yağlanmaya başladılar. İlk olarak adaçayları burada biçildikten sonra 2 gün solduruluyor. Daha sonra kazanlara basılarak distilasyonda 100 C derecede yağı çıkartılır. Bu adaçayının uçucu yağı. Tüm dünyada yoğun olarak antimikrobiyal özellikle kullanılıyor. Özellikle kurutulmuş olarak da adaçayı içilerek özellikle mikrop ve virüslerin öldürülmesinde ve tedavisinde kullanılıyor. Adaçayı üretiminde dünya geneline baktığımızda ABD ve Rusya ön planda. Ciddi anlamda üretim yapıyorlar. Oysaki Anadolu Adaçayının gerçek yayılımı Türkiye’de. Türkiye’de çok farklı adaçayı türleri var. Bunlar geliştirildiğinde dünya piyasalarında fazlasıyla hakim olacak. Ama Türkiye’de adaçayı bazı yerlerde doğadan toplanarak yapılıyor. Biz bunun kültürünü aldık ve bizim için en önemlisi susuz yetişmesi. Şuan burada hiç su tüketmeden sadece yağmur sularıyla adaçayı üretimi yapabiliyoruz. Adaçayı Anadolu’nun her yerinde susuz olarak yetişiyor. Dolayısıyla susuz yetişen bir bitkinin ülke ekonomisine kazandırılması, özellikle Göller Yöresinin ekonomisine kazandırılması bu açıdan çok önemli. Çünkü Burdur Gölümüzün bir anlamda susuzluğuna lavanta ile birlikte çare olur diye düşünüyorum” dedi.


HABERLER

  • Beşkavak Köyü, MAKÜ ile Markalaşma Yolunda | 23.10.2020
  • MAKÜ’nün Yabancı Uyruklu Öğrencisi Uluslararası Konferansa Konuşmacı Olarak Katılıyor | 22.10.2020
  • MAKÜ TUBİTAK Projelerine Bir Yenisini Daha Ekledi | 16.10.2020
  • MAKÜ’de “Çoban Köprüsü” Projesi Erasmusdays 2020 Etkinliği Düzenledi | 15.10.2020
  • Öğrencilerden Rektör Korkmaz’a Ziyaret | 13.10.2020
  • MAKÜ Kariyer Okulu İlk Mezunlarını Verdi | 08.10.2020
  • Üniversite ve Yerel Yönetim Biraraya Geldi | 06.10.2020
  • MAKÜ Öğretim Üyesine Yılın En İyi Kadın Yazarı Ödülü | 28.09.2020
  • Türkiye’nin Gençleri Spor Yoluyla Sosyal Uyuma MAKÜ’de Hazırlanıyor | 28.09.2020
  • MAKÜ İlk Yoğurdunu Mayaladı | 17.09.2020
  • Rektör Korkmaz’dan Çocuklara Jest | 07.09.2020
  • MAKÜ Öğrencisi TÜBİTAK 2242 Proje Yarışmasında Birinci Oldu | 02.09.2020