MAKÜ Bilim Kafe’de “COP31’e Doğru: Su ve Sürdürülebilirlik” konuşuldu
Yapılış Tarihi | 26 March 2026, Thursday
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bilim Kafe, “COP31’e Doğru: Su ve Sürdürülebilirlik” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Etkinlikte küresel su krizi, su yönetimi ve sürdürülebilirlik konuları masaya yatırıldı.
Su krizi ve toplumsal boyut
Sürdürülebilirlik Koordinatör Başkanı Dr. Öğr. Kübra Ertan Türe, su kaynaklarının giderek azaldığını vurguladı. Birleşmiş Milletler tarafından her yıl belirlenen Dünya Su Günü temalarına değinen Türe, 2026 yılının temasının “su ve cinsiyet eşitliği” olduğunu belirtti.
Türe, dünya genelinde yaklaşık 1,4 milyar insanın suya doğrudan erişimi olmadığını ve suyu taşımak zorunda kaldığını ifade ederek, bu yükün büyük ölçüde kadınlar ve çocuklar üzerinde olduğunu söyledi. Araştırmalara göre su taşıma sorumluluğunun yaklaşık %70’ini kadınlar ve çocuklar üstlenirken, bazı bölgelerde bu oranın %85’e kadar çıktığı kaydedildi.
Temiz suya erişim ve riskler
Yaklaşık 2 milyar insanın temiz içme suyuna erişemediğini belirten Türe, başlıca nedenleri iklim krizi, nüfus artışı ve su kaynaklarının kirlenmesi olarak sıraladı. Endüstriyel atıklar, tarımsal ilaçlar ve pestisitlerin su kaynaklarını tehdit ettiğini dile getirdi.
Etkinlikte ayrıca Day Zero (Sıfır Günü) kavramı tartışıldı. Türe, bu kavramın 2017-2018 yıllarında Cape Town’da yaşanan su krizinde ortaya çıktığını belirterek, gerekli önlemler alınmadığında musluklardan su akmayacak günü ifade etti. Cape Town’da uygulanan sıkı su kısıtlamaları sayesinde bu riskin önüne geçildiği aktarıldı.
Türkiye’de su tüketimi ve riskler
Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz iklimi kuşağının risk altında olduğuna dikkat çeken Türe, bireysel su tüketimine de değindi. Türkiye’de kişi başı günlük ortalama su tüketiminin yaklaşık 200 litre olduğunu, kriz senaryolarında bu miktarın 25 litreye kadar düşebileceğini belirtti. 25 litre ile yaşamın mümkün olduğu ancak oldukça kısıtlı olduğu, temel ihtiyaçların bile dikkatli planlama gerektirdiği ifade edildi.
Sürdürülebilir su kullanımı
Etkinlikte yağmur suyu hasadı ve geri dönüşüm sistemlerinin önemi vurgulandı. Türe, içme kalitesindeki suyun tarımda kullanılmaması gerektiğini, bunun yerine alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesinin sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu ifade etti.
Katılımcılara, suyun bilinçli kullanımı ve bireysel farkındalığın artırılmasının gelecekteki su krizlerinin önlenmesinde büyük rol oynayacağı hatırlatıldı.
COP ve su yönetimi
Taraflar Konferansı (COP) kapsamında ele alınan konular 9 temel başlık altında toplanıyor. Özellikle su yönetimi, gıda sistemleri, kuraklık, iklim değişikliği ve okyanusların korunması gibi kritik alanlarla bağlantılı olarak ön plana çıkıyor. Eğitim çalışmalarıyla farkındalık oluşturulurken, devletler ve yerel yönetimlerin aktif rolü de vurgulanıyor.
Dr. Öğr. Üyesi Kübra Ertan Türe, su kaynaklarının doğru yönetilememesi nedeniyle birçok suyun kaybolduğunu belirterek, suyun verimli kullanımı, tarımda ve endüstride bilinçli tüketim, geri dönüşüm ve yağmur suyu hasadı gibi yöntemlerin hayati önem taşıdığını söyledi. Türe, “Su sadece bir kaynak değil, aynı zamanda yaşamın sürdürülebilirliği için stratejik bir unsur. Doğru yönetim ve planlama olmadan mevcut su kaynaklarımızı korumamız mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Su kaynaklarının sınırlılığı
Dünya üzerindeki suyun büyük kısmının kullanılamaz durumda olduğuna dikkat çeken Türe, dünya suyunun yaklaşık %97,5’inin tuzlu su, yalnızca %2,5’inin tatlı su olduğunu, bu tatlı suyun büyük bölümünün buzullarda ve kutup bölgelerinde donmuş halde bulunduğunu ifade etti. İnsanların doğrudan erişebileceği su miktarının ise son derece sınırlı olduğu kaydedildi.
Etkinliğe YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Gürsoy ve Burdur halkı katıldı.
Etkinlik, katılımcılara teşekkür belgelerinin verilmesiyle son buldu.


